Fark Edilmeyen Akran Zorbalığı ve Siber Zorbalık Yaygınlaşıyor Mu?

Akranların birbirine fiziksel ya da sözel olarak uyguladığı şiddeti ifade eden bir kavram olan “bullying”, Türkçe’de “akran zorbalığı” olarak literatürdedir. Çocuklar arasında ise bu oldukça yaygın bir sorun.

Zorbalıkla ilgili çalışmalar 1970’lerin sonlarında özellikle Norveç, İsveç ve Finlandiya’da başlamıştır. Özellikle Norveç’li araştırmacı Dan Olweus’un 1978’de yayınlanan “Okullarda Saldırganlık” isimli kitabı zorbalıkta dönüm noktası kabul edilebilir.

Akran zorbalığı, en çok 7-17 yaşları arasında gözlenen bir durum. Kız çocuklarında psikolojik zorbalık ve sözlü şiddet ön plandayken erkek çocuklarında ise fiziksel zorbalığın ağır bastığı görülüyor.

Yapılan araştırmalara göre, aile içi şiddete tanık olan çocukların zorba olma eğilimi daha fazla olmakla birlikte; sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan çocuklarda da zorbalık eğilimi daha sık görülüyor.

Kanada Halk Sağlığı Bakanlığı’nın (1998) zorbalık davranışlarına ilişkin sınıflandırılması aşağıdaki tabloda yer alıyor. Bu listeye göre temel zorbalık türleri: Fiziksel saldırganlık, sözel saldırganlık ve sosyal yalıtım olarak sınıflandırılmaktadır. (Akt: Totan, 2007).

Zorbalık okul terkine sebep olabiliyor!

Zorbalığın çocuklarda hem stres yaratmasının hem de onlara zarar vermesinin yanı sıra, çocuklukta yaşanan zorbalığın yalnızca kurbanların değil, zorbaların da olumsuz biçimde etkilendiği de belirtiliyor (Kapcı, 2004). Her ikisinin de kendilerini algılayış şekillerine bakıldığında, kendilerini kaygılı, yalnız, düşük benlik değeri olan kişiler olarak algıladıkları görülüyor. Zorbalıkta, erkeklerin daha çok kaygı, depresyon, yeme bozuklukları ve psikosomatik semptomlar gösterdikleri hem kurbanlar hem zorbalar arasında da kaydedilmiş. Kızlar arasında daha çok yeme bozuklukları gözlemleniyor.

Zorbalıkta hem zorbaların hem de mağdurların hoşlanma ve kızgınlık duygularını daha yoğun yaşadıkları; bununla birlikte mağdurların zorbalardan daha çok şaşkınlık ve üzüntü duydukları görülmekte. (Fiyakalı & Kapıkıran, 2006).

Zorbalarda, erken yaşlarda sigara ve içki, şahıs ve kamu mallarına zarar verme, kötü arkadaş gruplarına dahil olma, düşük akademik başarı, okul devamsızlığı ve yeteneklerinin veya zihinsel kapasitelerinin altına çalışma söz konusu olabilir. Erken yaşlarda saldırganlık olarak kendini gösteren zorbalık sonraki dönemde silah taşıma, cinsel saldırı ve gasp gibi çok ciddi sonuçlara öncülük edebilir (Özdinçer Aslan, 2008).

5 gençten 1’i arkadaş şiddetine uğruyor!

OECD’nin (Ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü) “Okullarda Zorbalık Ne Kadar Problem?” araştırması 2015 raporuna göre; Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin yüzde 19’u ayda en az birkaç kez akranları tarafından fiziksel ya da sözlü şiddete maruz kalıyor.(*) Rapora göre, sıklıkla zorbalığa maruz kalan çocukların ve gençlerin akademik başarıları olumsuz etkileniyor. Okul devamsızlığı oranları ise 4 kat artıyor. Öğretmen ve öğrenci ilişkileri zayıflıyor. 

Siber Zorbalık Artıyor!

Teknolojik araçların kötüye kullanılması ile ortaya çıkan siber zorbalık, son zamanlarda yaygın bir zorbalık türü olarak ele alınmakta. Öğrencilerin interneti, sohbet (chat) odalarını, cep telefonlarını, anlık ileti programlarını ve sosyal medyayı (WhatsApp ve Messenger telefon uygulamaları vb.) kullanarak zorbalık davranışlarını göstermelerinin gün geçtikçe yaygınlaştığı görülmekte (Totan, 2008).

Kanuna göre neler yapılabilir?

Okul zorbalığı ile ilgili ‘Çocuk Koruma Kanunu’ var ancak çocukların geleceği ve sağlığı açısından bunu yargıya taşımak çocuk açısından tehdit oluşturabilir. Çocukların bu tür eylemlerde hiç bulunmamasını sağlamak daha doğru olacaktır. 

Akran zorbalığını ve siber zorbalığı azaltmak için neler yapılabilir?

2017 yılındaki çalışmalarla da itibariyle sivil toplum kuruluşları ve derneklerce (Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklı Ağı-Öz&Ge Der) çocuğa karşı şiddet önleme ve akran zorbalığına karşı toplantılar yapıyor. Ayrıca akran zorbalığı ölçeği geliştirilmesi çalışmaları da yapılmış durumda(**). Zorbalığı önleyebilmek için okulda çalışan tüm personelin ve öğrencilerin zorbalığın ne olduğunu bilmesi gerekmektedir. Eğitimciler tarafından zorbalığın ne olduğu ve akran zorbalığıyla nasıl baş edeceklerinin öğretilmesi bu konuda etkili olabilecek önlemlerden biridir. Okullarda zorbalığın yaygınlığını anlamak amacıyla, riskli grupları ve profilleri belirleyebilmek için çeşitli tanıma tekniklerinden (test, anket, ölçekleme teknikleri vb.) yararlanılmaktadır. Bir çocuğun zorbalığı durdurmasına yardım etmek için, öğretmen ve danışmanlarla birlikte zorbalığa yol açan durumları tespit etmede yardımcı olabilecek ve destek sağlayabilecek okulda görevli diğer aktörlerle Öğretmenler, işbirliği yapılmalıdır. Öğrencilerin zorbalık hakkında konuşmaları, kendilerini ifade etmeleri cesaretlendirilmelidir. Başlarına gelen olayları anlattıkları takdirde herhangi bir sorunla karşılaşmayacakları yönünde öğrencilere güven kazandırılmalıdır.

Kaynaklar

  1. (*) OECD, 72 ülkede PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) 2015 programı kapsamında öğrenci, veli, öğretmen ve okul yöneticileriyle anket yaptı.
  2. (**) http://toad.edam.com.tr/sites/default/files/pdf/akran-zorbaligi-olcegi-toad.pdf
  3. https://www.oecd.org/pisa/pisa-2015-results-in-focus.pdf

Bir Cevap Yazın